video box Günlük Burç Firmalar ve Mekanlar Hava durumları Yemek Tarifleri
      
Mehmet DEMIRAYAK / 3,4,5 DAHA FAZLA TÜRK!
Mehmet DEMIRAYAK

Tüm Yaziları

3,4,5 DAHA FAZLA TÜRK!

Doğum kontrolünden yana olmanın, ‘ilericilik’, solculuk, kadın hakları savunuculuğu olduğunu düşünenlerden değilim. Her çocuğun dünyaya gelişine bir mucize olarak bakarım, hayat verme kabiliyeti ile doğmamızı Tanrı’nın bir lütfu olarak görürüm. Ancak, bunun ötesinde, insanların çocuk sahibi olup olmayacağına, olursa kaç tane çocuk sahibi olmak istediklerine, her makul insan gibi ben de, sadece kendilerinin karar vermesi gerektiğini düşünürüm.  

Malum, Başbakan Erdoğan’ın üç çocuk tavsiyesi uzun süredir tartışılan bir konudur. Tavsiye olarak kaldığı sürece de, karşı çıkılacak tarafı olmayabilirdi. Ama, konu giderek ‘tavsiye’den neredeyse ‘talimat’a döndü, ‘tavsiye’ edilen sayı da giderek artmaya başladı. Ancak, tüm bunlardan daha önemlisi, Başbakan’ın çok çocuk tavsiyesinin, bir muhafazakar için ‘hayat Tanrı’nın bir lütfudur’ anlayışından ziyade milliyetçi-otoriter bir zihniyeti yansıttığının artık iyice ortaya çıkması.

Erdoğan, bu konuda son olarak  Gaziantep’de AK Parti İl Başkanı Ahmet Uzer’in oğlunun nikah töreninde bir söylev verdi. Öncelikle, çocuk sayısını üçten, beşe çıkardı. Sonra’da konuyu ‘millet’in güçlenmesine bağladı. Daha önce de, Türkiye’nin geleceğini nüfus artışına bağladığı olmuştu, kastettiğinin dünyada Türk nüfusunu arttırma olduğu belliydi. Bu kez, fazladan Türkiye’de, doğum kontrol yolu ile, yani ‘farkında olmadan ilaçlarla vs…. bu topluluğun kısırlaştırılma harekati yaptılar’ dedi. ‘Bunu’ kimin yaptığını düşündüğünü bilemiyeceğim. Ama, tüm bu sözlerin milliyetçi-otoriter siyaset dilinin en açık ve sıradan tezahürleri olduğu konusunda tereddüt edebilir miyiz? Dahası, Başbakan, Gaziantep’de evlendirdiği çift için “böyle nitelikli ailelerimizin bu konudaki hassasiyeti milletimizin, ülkemizin geleceği için çok büyük önem arz ediyor” demekten de geri kalmadı.

Yani, yeryüzünde ‘millet’ olarak sayıca çoğalacağız ki güçlü olalım, bu açıdan ‘nitelikli aileler’in çoğalması ‘milletin geleceği’ için fazladan önem taşıyor. Ama belli ki, fakirlerin de çoğalması lazım, zira Başbakan Hindistan ve Çin’i örnek gösteriyor; “Şu anda dünyanın ilk 5’i arasında Çin ve Hindistan var. Bunların kişi başına milli geliri çok çok kötüdür. Fakat nüfusta durum farklıdır” diyor. Nüfus çoğalacak, Türkler dünyada sayısal bir ağırlığa sahip olacak ayrıca, ucuz emek ile, milyonlarca insanın sefaleti üzerine kurulan diğer büyüyen ekonomilerle yarışacağız. Anlayış bu.  

‘AK Parti, Müslümanlık kimliği üzerinden milliyetçiliği esnetti’ gibi sosyolojik analizler yapanlar belli ki, hiç siyaset kuramı ve tarih bilmiyorlar. Başbakan’ın söyleminin modern tarihin  tüm otoriter siyaset söylemlerinin neredeyse kopyası olduğunu, AK Parti’nin muhafazakarlığındaki ‘millet’ vurgusunu ve bu vurguda kastedilen ‘Türk’lüğü hiç görmek istemiyorlar. Başbakan ‘tek millet’ diyor başka bir şey demiyor, ama nedense bu, bazı zihinlerde kayda geçmiyor.

Yoksa, hadi, bu ülkedeki işsizlik sorununu şimdilik bir tarafa bırakalım, ekonominin gelişmesi için gelecekte daha fazla emek gücü gerekirse pekala yoksul ülkelerden göçmen işçilerin önü açılabilir. Hatta, ‘din kardeşliği’ adına Müslüman ülkelere öncelik tanınabilir, buna farklı zeminde itiraz edilebilir ama, hiç olmazsa milletçilikten söz etmek zor olur. Zaten yardım kampanyalarında Müslüman topluluklara öncelik verildiği sır değil, adamlara sadaka vermek yerine bari iş imkanı sağlanmış olur. Ama, dert o değil, dert 3,4,5 daha fazla Türk! Daha fazla çoğunluk, ‘milleti hakimeyi’ çoğaltmak!


2013-01-31 Bu Yazı 2553 kez okundu

Son Yazıları
 
 

    Bugün |


    1..

    Bu Hafta |


    1..

    Bu Ay


    1..
     
  Köfte Yağmuru 2 (2013) - Cloudy With A Chance Of Meatballs 2  
 

Köfte Yağmuru 2..

 
 
     
  Recep İvedik 4 (2014)  
 

Recep İvedik 4 ..

 

    Nazilli'nin Haber iş, yaşam ve eğlence web portalını nasıl buldunuz?